Ana Sayfa / Blog

3-2-1 Kuralı: Yedeğiniz Var mı, Yoksa Sadece Yedek Dosyanız mı Var?

Kaç kopya, hangi ortamda, nerede saklanır ve KKTC'de bu iş nerede tıkanır

Network & IT4 dk okuma

Bir sabah muhasebe programı açılmıyor. Sunucunun diski gitmiş. "Yedek var" diyorsunuz, harici diski takıyorsunuz; son yedek yedi ay öncesine ait. Bu tür vakaların neredeyse hiçbirinde asıl sorun yedek almamak değil. Alınan yedeğin işe yarayıp yaramadığını bir kez olsun kontrol etmemek.

1Üç kopya, iki ortam, bir tanesi dışarıda

Kural tek cümle: verinizin en az üç kopyası olsun, bu kopyalar en az iki farklı ortam tipinde dursun, biri de fiziksel olarak başka bir binada bulunsun. Üç kopyadan biri zaten günlük çalıştığınız canlı veri. Yani üzerine iki yedek ekliyorsunuz.

Neden iki farklı ortam? Aynı partiden alınmış iki disk çoğu zaman birbirine yakın zamanda ölür; aynı yazılımın hatası da iki kopyayı birden bozabilir. Neden dışarıda bir kopya? Yangın, su baskını, hırsızlık ve fidye yazılımı ofisteki her şeyi aynı anda hedefler. Kilitli dolaptaki disk, ofis yanınca yedek sayılmaz.

2İki soruyu cevaplamadan ortam seçmeyin

Yedekleme planı donanım seçimiyle değil, iki soruyla başlar. Birincisi: sistem çöktüğünde işiniz ne kadar süre durabilir? Buna kurtarma süresi deniyor. İkincisi: son yedekten bu yana girilen veri giderse, kaç saatlik işi elle yeniden girmeye razısınız? Bu da kabul edilebilir veri kaybı.

Cevaplar işe göre değişir. Ayda birkaç yüz fatura kesen bir muhasebe ofisinde gecelik yedek genelde yeterlidir; en kötü ihtimalle bir günlük giriş tekrarlanır. Buna karşılık 80 odalı bir otelde resepsiyon sistemi durunca check-in yapılamaz, kanal yöneticisi rezervasyon düşürür. Orada saatlik yedek ve birkaç saatlik dönüş hedefi gerekir.

KKTC'de bu hesaba bir kalem daha ekleniyor: tedarik süresi. Anakartı yanan bir sunucunun parçası adada stokta olmayabilir; Türkiye'den gelmesi gümrükle birlikte günler alır. "Dört saatte ayağa kalkarız" diyebilmek için elinizde ya çalışır durumda ikinci bir makine ya da sanal ortamda doğrudan açılabilen bir sistem imajı olmalı. Dosya yedeği bunu karşılamaz.

3Ortamların gerçek maliyeti

Her ortamın kendine göre bir zayıf tarafı var; işletmede genelde ikisini birleştirmek gerekir.

Bir de şu hesabı yapın: 500 GB'lık ilk yedeği 10 Mbit'lik yükleme hızıyla buluta göndermek dört günden fazla sürer. Sonraki yedekler yalnızca değişeni gönderir, yine de ilk kopyayı diske alıp fiziksel olarak taşımak çoğu zaman daha akıllıca. Aynı hesabı geri dönüş için de yapın; o 500 GB inerken iş duruyor olacak.

  • Harici disk: ucuz ve taşınabilir, ama tek noktada tek kopya. Sahile yakın, klimasız depolarda nem ve tuzlu hava disk ömrünü kısaltır; dolapta unutulan disk üç yıl sonra açılmayabilir.
  • NAS ya da ikinci sunucu: geri dönüş hızlı, süreç otomatik. Aynı binada durduğu için yangına ve fidye yazılımına karşı tek başına yetmez.
  • Bulut: dışarıdaki kopya için en pratik yol; sınırı hattınızın yükleme hızı. Bazı yurt dışı sağlayıcılarda KKTC adresi ve kartıyla hesap açmak sorun çıkarabiliyor, önceden deneyin.
  • Teyp: uzun süreli arşivde hâlâ mantıklı, ama kurulum maliyeti küçük işletmede genelde karşılığını vermez.

4Adada en sık gördüğümüz hata

Yedek almamak değil. Yedeği sunucuya sürekli bağlı tutmak. Ofislerin çoğunda USB disk sunucuda takılı duruyor ya da yedek klasörü ağ sürücüsü olarak eşlenmiş. Fidye yazılımı bulaştığında o diski de, o paylaşımı da şifreliyor. Tek hamlede her şey gidiyor.

İkinci hata daha sinsi: yazılım her gece "başarılı" diyor, ama kimse bir kez olsun geri dönmeyi denememiş. Veritabanı dosyası servis çalışırken kopyalandığı için bozuk çıkar. Ya da klasör altı ay önce taşınmıştır; program hâlâ eski yolu yedekler, her gece boş klasörü kopyalayıp yeşil tik verir.

Üçüncüsü kişiye bağımlılık. Yedeği kuran kişi işten ayrılıyor, şifreli arşivin anahtarı onunla gidiyor. Yedek duruyor, açılmıyor.

5Denemediyseniz yedeğiniz yok

Bir yedeğin tek ölçütü var: geri dönebiliyor musunuz. Üç ayda bir tatbikat yapın, kronometre tutun. Boş bir sanal makineye yedeği açın, muhasebe ya da stok programını çalıştırın, dün girilmiş bir kaydı ekranda görün. Ölçtüğünüz süre sizin gerçek kurtarma sürenizdir; tahminin iki üç katı çıkması normal.

Bir de tek sayfalık yazılı bir not tutun: hangi yedek nerede, hangi sırayla açılır, şifreler hangi kasada. Kriz anında bunu okuyacak kişi, sistemi kuran kişi olmayabilir. Mevzuatın yıllarca saklamanızı istediği kayıtlar için ayrı bir arşiv kopyası ayırın; günlük dönen yedek onu karşılamaz.

Yedekleme bir kere kurulup unutulan bir iş değil; ayda birkaç dakikalık kontrolü, üç ayda bir tatbikatı olan küçük bir rutin. Mevcut kurulumunuzu gözden geçirmek ya da yedeğinizden gerçekten dönülebildiğini test etmek isterseniz Kıbrıs Yazılım olarak yardımcı olabiliriz.

Bu konuda desteğe mi ihtiyacınız var?

Kurumunuzun ihtiyacını dinleyip uygulanabilir bir çözüm önerelim.

Bize Ulaşın