Elektronik oylamaya sorulan iki soru ilk bakışta birbirini götürür: oyum gerçekten gizli mi, sonucun doğru olduğunu nasıl anlarım? Biri sistemin unutmasını ister, diğeri hatırlamasını. İş, neyin hatırlanacağını doğru seçmekte.
1Çelişki gerçek değil, tasarım meselesi
Kâğıt sandıkta çözüm zaten masanın üstünde: yoklama defteri kimin oy kullandığını bilir, sandık ne oy verildiğini. İkisini birleştiren bir kayıt yoktur. Elektroniğe geçerken en sık yapılan hata, kolayına kaçıp "üye no + tercih" satırını tek tabloya yazmak. O satır bir kez oluştu mu gizlilik artık tasarımın değil, sistemi işletenin niyetinin konusudur.
Doğru kurgu, kâğıttaki ayrımı dijitalde birebir taklit eder. Ayrım durduğu sürece doğrulanabilirlik gizliliğin karşısına geçmez.
2İki yarım: kart kime gitti, kart ne oy verdi
Katılım kaydı üye numarası ya da delege listesi üzerinden çalışır ve tek bir çıktı üretir: bu kişi oy kullandı. Tercihi görmez. Oy kaydı ise tercihleri ve o oyu üreten kartın kodunu tutar.
Burada dürüst olmak gerekiyor, çünkü çoğu tanıtım metni bu noktayı atlıyor: oy kaydında kod duruyor. Yani “hangi kart hangi adaylara oy verdi” bilgisi veritabanında yazılı ve yedeğe de giriyor. Bu bilgi tek başına hiçbir seçmeni ele vermez; ele vermesi için ikinci yarım gerekir — hangi kartın kime gittiği. Gizliliği ayakta tutan şey, o ikinci yarımın hiç oluşmaması.
İkinci yarım kartlar sırayla dağıtıldığında oluşur: imza listesindeki sıra ile kart sırası eşleşir ve zincir tamamlanır. Bu yüzden kartlar kavanozdan seçmenin kendisi tarafından rastgele çekilir; kodlar da karıştırılmış sırayla basılır ki destedeki konum bir şey söylemesin. Görevli hangi kartın kime gittiğini bilmez, bilmemesi gerekir.
İkinci kural, oy kaydını sorgulayabilecek kapının kilitli olması. Bir pusulanın içeriğini yeniden yazdıran uç ayrı bir şifreyle korunur ve o şifre yalnızca sistem yöneticisindedir — sandık görevlisine verilmez. Yönetici ikinci yarıma sahiptir ama birinciyi bilmez; dışarıdaki biri kartı görse bile sorgulayacak şifresi yoktur.
Bu düzenin kapatmadığı şeyleri de söylemek gerekir. Çıktı şifresi sızarsa oylar seçmene bağlanamaz ama oylama sürerken canlı eğilim öğrenilebilir. Seçmen kendi kodunu ezberler ve şifreyi bilen biriyle iş birliği yaparsa makbuz üretilebilir; kavanoz bunu engellemez, şifrenin kimde durduğu engeller. Kavanozun başında kamera varsa birinci yarım yeniden oluşur. Bunlar teknik önlem değil işletme kuralı: bozulduklarında yazılımda hiçbir şey değişmeden gizlilik kaybolur. Sözleşmede yazılı olmasının sebebi bu.
3Doğrulama: kâğıt ile elektroniği karşılaştırmak
Sandık kapandığında ekrana tek bir sayı gelmesi yetmez. Elimizdeki en güçlü doğrulama araç kâğıdın kendisi: her seçmen kabinden bir pusula alıp fiziksel sandığa atıyor ve kapanışta hepsinin barkodu tek tek okutuluyor. Bu, elektronik sayım ile fiziksel pusulalar arasındaki tek bağımsız kontrol.
Okutma iki düzeyde karşılaştırma üretir. Sayı düzeyinde: okutulan geçerli kâğıt adedi ile sistemdeki geçerli pusula adedi eşit olmalı. Aday düzeyinde: her adayın kâğıt sayısı ile elektronik sayısı yan yana durur ve tam okutmada birebir tutmalıdır. Toplam tutup da tek bir adayın satırı tutmuyorsa, kutuda eksik ya da fazla pusula var demektir — bu, yalnızca toplamı karşılaştırmanın yakalayamayacağı bir hata.
Barkodlar imzalı olduğu için uydurma pusula okutmada “sahte” olarak ayrılır; imzalı ama karşılığında elektronik oy bulunmayan kâğıt “oysuz” diye işaretlenir. İmzanın çözmediği tek şey fotokopi: geçerli bir pusulanın kopyası da geçerli imzalıdır ve onu yakalayan şey orijinalinin de sandıkta bulunması. Buna karşı savunma prosedüreldir — seri numaralı mühürlü kâğıt, divan ıslak imzası, imza listesi ile pusula sayısının tutması.
Makbuz konusunda da yaygın bir yanlış anlama var. Basılan pusulanın üzerinde seçimler yazar; ama o kâğıt seçmende kalmaz, sandığa gider. Yani belge bir makbuz değil, mutabakatın kanıtı. Seçmenin evine tercihi yazılı bir kâğıtla dönmesi, satın alınmış oyun kanıtına dönüşürdü — kâğıdın sandığa atılması bunu engelliyor.
Bir kural daha: kapanışa kadar hiçbir ara toplam ekrana düşmez. Henüz oy kullanmamış delegenin eğilimden etkilenmemesi için.
4İtiraz: adresi, süresi, dayanağı
İtiraz süreci seçim günü tartışılıyorsa geç kalınmıştır. Yönergede üç şey yazılı olmalı: itiraz kime yapılır, ne kadar sürede yapılır (sandık başındaki itiraz o anda tutanağa, sonuca itiraz kapanıştan sonraki birkaç saat içinde), hangi kayda bakılarak karara bağlanır.
Diyelim bir delege "ben oy kullanmadım, sistem kullandığımı yazıyor" diyor. Bu itiraz imzalı yoklama listesi ve cihaz logu ile çözülür: hangi terminalde, hangi saatte, hangi görevlinin başında işlem yapılmış, görülür. Loglar doğrulama tarafında kalır, oy kaydına bağlanmaz. O kişinin oyu hiçbir aşamada açılmaz; açılamaz. Yapılabilecek tek şey, farkın sonucu değiştirip değiştirmediğine bakmak, gerekiyorsa o sandığı yenilemek. Bu kuralın itirazdan önce yazılmış olması gerekir.
5Sözleşme imzalanmadan yazıya dökülecekler
KKTC’de seçimler küçük ve herkesin birbirini tanıdığı salonlarda yapılır. Böyle bir yerde gizlilik teknik bir ayardan çok kurumsal taahhüttür. Aşağıdakiler sözlü söz değil, belge olsun.
- Kartların nasıl dağıtılacağı: kavanozdan seçmenin kendisi mi çekecek, yoksa görevli mi verecek — bu tek madde gizlilik modelinin tamamını belirliyor
- Çıktı tekrarı şifresinin kimde duracağı, kaç haneli ve yalnızca rakamlardan mı oluşacağı
- Pusulaların sandığa atılacağı ve kapanışta barkod okutmasıyla mutabakat yapılacağı
- Mutabakatın yalnızca toplamda mı, aday düzeyinde de mi gösterileceği
- Tutanakta bütün adayların oylarının ve ayrı bir boş oy satırının bulunacağı
- Sistemin internetsiz yerel ağda çalışacağı; elektrik ya da kabin arızasında yarım kalan oyun ne olacağı
- Kayıtların seçimden sonra ne kadar süre, kimde ve hangi biçimde saklanacağı
Gizlilik ile doğrulanabilirlik aynı sistemde yaşayabilir. Şartı iki tane: kimlik ile tercih hiçbir noktada aynı satıra düşmeyecek, sayımın her adımı bir kayda dayanacak. Bunları seçimden önce yazıya dökmek, seçim gecesi çıkacak tartışmanın çoğunu baştan bitirir. 2016'dan beri kurultay ve oda seçimlerinde kurduğumuz düzen bu; ayrıntısını konuşmak isterseniz Kıbrıs Yazılım'a ulaşabilirsiniz.